"Enter"a basıp içeriğe geçin

Ava Giderken Avlanmak

Merhaba sevgili okurlarım, bu yazımda sizlerle 2 senedir uğraştığım bir mevzuyu paylaşmak istiyorum. Beni takip edenler ve blog sitemi inceleyenler yıllardır internet ve bilgisayar ile ilgili işlerde çalıştığımı bilir. Yıl 2015 başları, o aralar kendi işimi yapıyorum ve ülke olarak yine bizi teğet geçecek bir kriz durumunun içindeyiz. Ek iş olarak yapacak bir şeyler arıyordum ve çokça takıldığım ünlü bir webmaster forumunda bir konuyla karşılaştım. Forum konusunda, internet üzerinden kitap satışı yapmak isteyenlere bayilik verilecektir yazıyordu. Yani vatandaşın elinde olan kitapları satacaksınız, satışlar üzerinden size ufak bir komisyon verecek. İşleri toparlayana kadar bari bununla uğraşayım dedim ve ilgili üyeye forum üzerinden iş için talip olduğumu belirten bir mesaj gönderdim. Bir kaç saat sonra “Şimdilik yeterince bayi buldum, o yüzden şu anlık çalışamayacağız” şeklinde bir dönüş yaptı. Okuyup çokta umursamamışken ardından bir mesaj daha geldi. “Elimde bir iş daha var istersen bunu yapabilirsin”. Benimle detaylı görüşmek için Skype adresimi istedi, oraya geçtik ve konuşmaya başladık. Bir kaç hoşbeş edip tanıştıktan sonra işin sinema biletleriyle ilgili olduğunu söyledi.

Şu meşhur mor renkli logosu olan hemen her AVM de sinemaları bulunan kuruluşu biliyorsunuzdur. Seni biriyle tanıştıracağım, sinema biletlerini toplu olarak çok ucuza veriyor ondan satın alırsın daha sonra tek tek satarsın dedi. Kafama yattı, olur tanıştır dedim. Skype üzerinden grup konuşmasına aldı ve o çocukla da konuşmaya başladık. Yanlış hatırlamıyorsam bir adet bileti 4-5 lira gibi bir rakam almış oluyordum, o zamanlar gişeden almaya kalksan 10-15 lira arası bir şeydi. Dedim ben bunları 7-8 liraya satsam iyi kâr bırakır, konuştuk anlaştık 100 tane kadar bir bilet aldım ve forum siteleri üzerinden satmaya başladım. Bir tane de web sitesi açayım oradan kredi kartı ödemesi ile online satış yapayım diyordum. Mevzu bahis sinema firmasının logolarını siteme koydum ve yapım aşamasındayız şeklinde bir not düştüm. Bir ara siteyi yapar bitiririm diyordum. 1 hafta kadar sonra elimdeki tüm biletler tükendi, fiyatı yüzünden kapış kapış gidiyordu.

Elimdeki stoklar bitince dedim bari siteyi bitireyim de sonra bir 100 tane daha bilet alırım onları da sitem üzerinden satarım forumlarla uğraşmam. Siteyi aktif konuma alıp kodlamaya başladım o gün bayağı bir kısmını bitirdim ve uyudum, ertesi gün uyanıp devam edecekken sinema firmasının avukatlarından bir mail geldi. Mailin içinde firmamızın logolarını kullanamazsınız bilmem kaç iş günü içerisinde kaldırmazsanız yasal yollara müracat edilecektir vs. diye. Ben de oldum olası hiç sevmem bu dava, adliye, polis işlerini. Siteyi komple kapatıp “aman uğraşmayayım zaten 500 liraya 700 lira kazandırdı başıma iş almayayım” dedim ve işi bıraktım. Tabi olacağı o ben ne kadar adli merci olaylarını sevmesem de beni bulmaya başladı. Aradan 1-2 ay geçti geçmedi sinema firmasının avukatlarından şahsi bilgilerimi isteyen bir mail daha geldi. Ne alaka olduğunu anlamadım ama bir cevap yazdım, siteyi daha açmadan kapattık zaten neyin peşindesiniz gibisinden. Bir dönüş gelmedi, aradan 1 ay kadar daha geçtikten sonra bir otobüs seyahat firmasından ihtar ulaştı mail ile. İçerisinde sattığım sinema biletlerinin kendilerinin bir kampanyasına ait olduğunu, otobüs bileti alan müşterilere ücretsiz sinema bileti verdiklerini ve benim bu biletleri nereden elde ettiğimi vs. soran bir yazı vardı. Tüm olayı yazıp kendilerine dönüş yaptım.

2 ay daha kadar geçti bu sefer ismini tanımadım, şu an bile hatırlamadığım birinin şikayeti geldi cumhuriyet başsavcılığından. O evrakta da adamın kredi kartından 5bin küsür liranın önceki ihtarı çeken seyahat firmasından harcanarak sinema bileti hediyeli otobüs bileti alındığı yazıyordu. Şimdi parçalar oturmaya başladı, benim biletleri topluca aldığım adam şikayet eden vatandaşın kredi kartını çalmış, o kart ile biletleri almış, sinema biletlerini ayrı, otobüs biletlerini ayrı satıyordu topluca. Jeton düştükten sonra çocuğu buldum tekrar, aradan 6 ay falan geçmişti tabi. Ağzını aradım dedim böyle böyle bir olay var senin bilgin var mı? Yok dedi, ben çok kişiye sattım hiçbirinden böyle bir dönüş gelmedi onları ben başkasından aldım toplu olarak üzerine kâr koyup sana sattım dedi. Benlik bir olay olmadığı için gidip ifade verdim ve çocuğun sohbet kayıtlarını, para yolladığıma dair dekontları vs. ekledim.

2-3 ay daha geçti üzerinden bir banka kuruluşu bana bir ihtar çekti. Kartı çalınan adam o bankayla çalışıyormuş, harcama yapılan yer otobüs firması, otobüs firmasının verdiği sinema biletlerini de ben sattığım için, otobüs firması bankaya benim adımı vermiş. Bu yüzden evrakta kartı kullananın ben olduğum bilgisi yazıyor. Gidip yine ifade verdim ve ne bankayla çalıştığımı, ne kart sahibini tanıdığımı ve kanıtları buna da ekledim. Aradan 3 ay daha geçti bu sefer internet hizmeti aldığım servis sağlayıcıdan bir ihtar gelmiş. Onlardan sanıyorum ki yine başsavcılık bilgi talebi istemiş, benim kullandığım ip adresine ilişkin. İnternet servis sağlayıcının gönderdiği ihtarda da benim interneti ne amaçla nerede kullandığım vs. soruluyordu. Aynı evrakları ona da ekledim. Tüm bu süreç 1.5 yılı falan aldı, özetle karma karışık bir duruma girdi. Şimdi heyecanla bir sonraki ihtarımı bekliyorum.